Zoru Başarırız İmkansız Zaman Alır


Zoru Başarırız İmkansız Zaman Alır

İçeriği Üyelerin Çalışmaları İle Şekillenen Tek Forum

 
AnasayfaGirişSSSKayıt OlGiriş yap

Üye Olmalısın
Kontrol Paneli
Profiliniz
Bilgiler
Seçenekler
İmza
Avatar
Sosyal
Arkadaş ve Tanınmamış
Üye listesi
Grup
Özel Mesaj
Gelen Kutusu
ÖM Gönder

Gözlenmiş Konular
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» 11.Sınıf Edebiyat Kitabı Tüm Cevapları
Ptsi Eyl. 27, 2010 1:43 am tarafından swordof

» Virus Maker - Kendi Virüsünüzü Hazırlayın
Paz Ocak 24, 2010 11:39 pm tarafından ÖmEr1907

» MSN İletileri
Paz Ocak 24, 2010 11:30 pm tarafından ÖmEr1907

» Yüz Değiştirme
Paz Kas. 01, 2009 8:36 pm tarafından WillyOfSooN

» Kritik Internet Explorer Güvenlik Açıkları
Perş. Eyl. 17, 2009 4:51 am tarafından ÖmEr1907

» En Popüler Programlar Türkçe ( TIKLA INDIR!!!)
Perş. Eyl. 17, 2009 1:57 am tarafından ÖmEr1907

» 7-Zip v4.64 - Final (Ücretsiz & Türkçe) indir Yükle
Perş. Eyl. 17, 2009 1:54 am tarafından ÖmEr1907

» Adobe Photoshop CS4 + Keygen + Patch
Perş. Eyl. 17, 2009 12:40 am tarafından ÖmEr1907

» Co-Admin Başvurum
Çarş. Eyl. 16, 2009 3:32 pm tarafından ÖmEr1907

» Sitemize Moderatör , Süper Moderatör ve CO-Admin Alımları Vardır
Çarş. Eyl. 16, 2009 5:26 am tarafından swordof

Tarayıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama

Paylaş | 
 

 Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4
YazarMesaj
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:19 am

Osman Bey


Osmanlı Devleti'nin kurucusu olan Osman Bey Ertuğrul Gazi ile Hayme Hatun'un oğullarıdır. 1299 ile 1326 yılları arasında hüküm sürmüştür. 1258'de doğmuş 1326'da vefat etmiştir.

Oğuzların Kayı Boyu'ndan Türkiye Selçukluları'nın Uç Beyi Ertuğrul Gazi'nin oğlu Osman Bey Söğüt'te doğdu. Küçük yaştan itibaren İslam ilimlerini öğrenen Osman Gazi ayrıca mükemmel bir askeri talim ve terbiye gördü. 1277'de Anadolu'nun İslamlaştırılıp
Türkleşmesi faaliyetlerine katılan gönül sultanlarından ve ahilerden
biri olan Şeyh Edebali'nin kızı ile evlendi. Babası Ertuğrul Gazi'nin
1281'de vefatı üzerine bey seçilip idareyi ele aldı.

Osman Bey Kayıların başına geçince Söğüt'ü kendisine merkez yaparak Akçakoca Gazi Abdurrahman
Aykut Alp ve Konur Alp gibi beylerle Bizans'a karşı fetihlere girişti.
1285'te Kulaca Hisarı fethedildi. 1288'de İnegöl ve Karacahisar
kuvvetlerini Ekizce'de bozguna uğrattı. Bu savaşta Osman Gazi'nin
kardeşi Saru Batu şehit oldu.

Osmanlıların daha sonra Karacahisar Taraklı ve Göynük'ü elde etmesi üzerine bölge kuvvetleri ittifak ederek Osman Gazi'yi bir düğün münasebetiyle öldürmek istediler. Dostu
Harmankaya hakimi Köse Mihal'in (ki daha sonra İslamiyet'i kabul ederek
Mihal Gazi adını almıştır.) haber vermesi ile vaziyeti öğrenen Osman
Gazi süratle harekete geçerek Bilecik ve Yarhisar'ı zaptetti. Gelini ele geçirerek Nilüfer adını verip oğlu Orhan Gazi ile nikahladı.

1299'da Türkiye Selçuklu Sultanlığı'ndaki iktidar boşluğundan faydalanan Osman Gazi istiklalini ilan etti. 1301'de Yenişehir'i alarak İznik ve Bursa'nın fethinin yolunu açtı. Bursa Kite ve Atranos kuvvetlerini Koyunhisar Mevkii'nde bozguna uğrattı. Bu zaferden sonra Kestel Kite ve Ulubat Kaleleri Osmanlıların eline geçti.

1308'de İznik'in en mühim ileri karakolu olan Karahisar ele geçirildi.
Böylece İznik-İzmit karayolu Türklerin hakimiyetine girmiş oldu. Osman
Bey artık başta Bursa olmak üzere İznik ve İzmit'in fethini ilk hedef
olarak görüyordu. 1314 yılında başlayan Bursa Kuşatması on seneden fazla sürdü. 1324'de hastalanan Osman Bey kumandayı oğlu Orhan'a devretti.

Osman Gazi salih bir Müslüman olup İslam Ahlakı'nın iyi ve güzel vasıflarına sahipti. Az sayıdaki aşiret kuvvetleriyle
Bizans Ordusu'nu ve kuvvetlerini üst üste mağlup edip zaferler
kazanarak dünyanın en uzun ömürlü hanedanını ve en büyük devletlerinden
birini kurdu. Bir taraftan fetihlere devam ederken diğer taraftan devlet teşkilatının müesseselerini mükemmel bir şekilde kurmaya ve sistemleştirmeye çalıştı.

Ömrü Rum kafirleri ile savaşmakla ve İslamiyet'i yaymakla geçti. Vefat edeceği zaman oğlu Orhan Bey'e gönderdiği vasiyetnamesi
İslamiyet'e olan sevgi ve saygısını ve Türk Milleti'nin rahat ve
huzurunu düşündüğünü ve insan haklarına da gönülden bağlılığını açıkça
bildirmektedir.

Osman Bey'in Oğluna Vasiyeti

"Oğul! Din işlerini her şeyden evvel ele alıp
yürütmek gayret ve esasını daima göz önünde bulundur ve bu esası sakın
gevşekliğe uğratma. Çünkü bir farzın yerine getirilmesini sağlamak din ve devletin kuvvetlenmesine sebep olur. Din gayretine sahip olmayan sefahate düşkün olan tecrübe edilmemiş kimselere devlet işlerini verme! Zira yaratanından korkmayan bir kimse yarattıklarından da çekinmez. Zulümden ve hangisi olursa olsun bid'atten yani İslamiyet'e aykırı şeylerden son derece uzak dur! Seni zulüm ve bid'ate teşvik edip sürükleyenleri devletinden uzaklaştır ki bunlar seni yıkılışa sürüklemesinler.

Allahü Teala'nın rızası için devlet hizmetinde ömrünü tüketen devlet adamlarını daima gözet. Böyle kıymetli kimselerin vefatından sonra aile efradını koru ihtiyacı olanların da ihtiyacını karşıla tebeandan hiç kimsenin malına mülküne dokunma. Hak sahiplerine hakkını ver layık olanlara ihsan ve ikramlarda bulun ve ailelerini de gözet. Özellikle devletin ruhu mesabesinde olan ve en büyük dayanağı bulunan asker taifesini güzelce idare edip rahatlarını temin eyle.

Devletin bedeninde kuvvet mesabesinde olan hakiki alimleri ve fazilet sahiplerini edip ve yazarlarını sanat erbabını gözetip koru. Onlara hürmet ihsan ve ikramda bulun. Bir ülkede olgun bir alimin bir arifin bir velinin bulunduğunu duyarsan uygun ve layık bir usul ve ifade ile onu memlekete getirt. Onlara her türlü imkanı tanıyarak ülkene yerleştir ki hükümetin süresince alim ve arifler bilginler memleketinde çoğalsın. Din ve devlet işleri nizama oturup ilerlesin.

Sakın orduya ve zenginliğe mağrur olma. Hakiki alim ve ariflere bilginlere hürmet edip sarayında onlara yer ver. Benim halimden ibret al ki zayıf güçsüz bir karınca misali
hiç layık olmadığım halde buraya geldim ve Allahü Teala'nın nice
ihsanlarına ve inayetlerine kavuştum. Sen de benim uyduğum ve
uyguladığım nizamı uygula. Muhammed aleyhisselamın dinini bu yüce dinin mensuplarını ve itaat eden diğer tebeanı himaye eyle! Allahü Teala'nın hakkını ve kullarının hakkını gözet.

Dinimizin tayin ettiği beytülmaldeki gelirin ile kanaat eyle! Devletin
zaruri ihtiyaçları dışında sarfiyatta bulunmaktan son derece sakın!
Senden sonra geleceklere de aynı nasihatlerde bulun ve iyice tembih
eyle. Daima adalet ve insaf üzerine bulun. Zulme meydan verme. Herhangi
bir işe başlayacağın zaman Allahü Teala'nın yardımına sığın! Tebeanı
düşmanların ve zalimlerin saldırılarından koru. Haksız olarak hiç
kimseye muamelede bulunma. Daima halkını hoşnut edecek şeyleri arayıp yapılmasını sağla. Onların gönüllerini kazanmayı bunun devamını ve artmasını büyük nimet bil! Tebeanın sana olan güveninin sarsılmamasına son derece dikkat eyle!"

Osman Bey'in Rüyası

Bizans'ın hakimiyetindeki Batı Anadolu sihat diyarı olduğundan bölgede gaza niyetiyle pek çok kumandan mücahit derviş ve herbiri gönül sultanı şeyh ve alim bulunuyordu. Osman Gazi Anadolu'nun İslamlaştırılıp
Türkleşmesi faaliyetine katılan bu gönül sultanlarından ve ahilerden
biri olan Karamanlı Şeyh Edebali'nin sohbetlerini hiç kaçırmamaya
gayret ederdi.

1277 senesinde Edebali Hazretlerinin dergahında misafir olduğu bir gün ilginç bir rüya gördü. Rüyasında hocası Edebali'nin koynundan bir ayın çıkıp kendi koynuna girdiğini arkasından da kendi göbeğinden bir çınar ağacının bitip alemi tuttuğunu gölgesinde nice dağların bulunup nehirlerin aktığını birçok insanların kaynaştığını kimisinin bahçe ve tarla sulayıp kimisinin çeşmeler akıttığını gördü. Gördüğü rüyayı ertesi gün hocasına anlattı. Şeyh Edebali O'na; "Müjde ey Osman! Hak Teala sana ve senin evladına saltanat verdi. Bütün dünya evladının himayesinde olacak
kızım Mal Hatun da sana eş olacak." deyip rüyasını tabir etti. On dokuz
yaşında iken Şeyh Edebali'nin kızı Mal Hatun ile evlendi. Bu izivaçtan
Orhan Gazi doğdu. Orhan Gazi'nin doğduğu sırada
Ertuğrul Gazi de vefat etti (1281). Bazı kaynaklarda Edebali'nin
kızının adı Bala Hatun olarak geçmekte ve Mal Hatun'un Ömer Bey'in kızı
olduğu yazılmaktadır.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:19 am

Pasarofça Antlaşması


Avusturya'nın Karlofça Antlaşması gereğince Mora'nın Venediklilere geri verilmesini istemesi üzerine Avusturya'ya da savaş açıldı. Sadrazam Silahtar Ali Paşa
Osmanlı ordusu ile birlikte Macaristan'a girdi. Peter Varadin'de Prens
Ojen komutasındaki Avusturya ordusu Osmanlı kuvvetlerini bozguna
uğrattı (5 Ağustos 1716) ve Sadrazam Silahtar Ali Paşa şehit düştü.

Bu bozgundan sonra 18 Ağustos 1717 tarihinde Belgrad düşman eline
geçti. Silahtar Ali Paşa'nın yerine sadrazamlığa getirilen Damat
İbrahim Paşa barış teklif etti. Yapılan Pasarofça Antlaşmasına göre;
yukarı Sırbistan Belgrad ve Banat yaylası Avusturya'ya Dalmaçya Bosna ve Arnavutluk kıyıları Venedik'e verildi Mora Yarımadası Osmanlılarda kaldı (1 Temmuz 1718).

1724 yılında İran'da taht kavgaları başlamıştı. Bu durumdan
yararlanarak İran'ı ele geçirmek isteyen Rusya harekete geçti. İran'ın
Rusya'nın eline geçmesini istemeyen Osmanlı Devleti İran'a sefer
düzenledi. Ruslarla yapılan İstanbul antlaşmasına göre Azerbaycan'da
alınan yerler Osmanlılarda kalacak Derbent Bakü ve Dağıstan Ruslara bırakılacaktı.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:19 am

Patrona Halil İsyanı


Damat
İbrahim Paşa'nın açtığı zevk ve sefahat devrinden memnun olmayan bu
yapılanları israf olarak gören bir kitle oluşmuştu. Bu topluluk İran
seferinden olumsuz haberler gelmesi üzerine
harekete geçmiş camilerde ve diğer yerlerde propaganda yaparak
ayaklanmanın zeminini oluşturmaya başlamıştı. Yeniçerilerin içerisinde
de huzursuzluk belirmişti. On yedinci Ağa Bölüğü Yeniçerisi Patrona
Halil ve yandaşları 25 Eylül 1730'da ayaklanmayı başlatmışlar ancak halkın onlara katılmaması endişesiyle bu girişimlerinden vazgeçmişlerdi.

İsyancılar üç gün sonra Bayezit caminin Kaşıkçılar kapısı tarafından
yürüyüşe geçerek ayaklanmayı resmen başlattılar. Esnafı da dükkanlarını
kapatarak kendilerine katılmaya ikna eden isyancılar hapishaneleri boşalttılar ve yeniçerilerden de yardım gördüler.

Yeniçeri ağalarından Hasan Paşa onlara karşı harekete geçtiyse de
başarılı olamadı.Bu gelişmeler üzerine Sultan Üçüncü Ahmed isyancıların
ne istediklerinin sorulmasını istedi. İsyancılar Sadrazam Damat İbrahim Paşa ile birlikte 37 kişinin kendilerine teslim edilmesini istediler.

Lale Devri'nin önemli kişilerinden olan Damat İbrahim Paşa ve bazı
devlet adamları idam edilerek isyancılara teslim edildi. İsyan
sırasında şehir tahrip edildi. İsyancılar Sadabad Köşkü'nü yaktılar.
Ayrıca Divan şairlerinden Nedim de isyan sırasında öldü.Patrona Halil
ve diğer isyancı başları
bu sefer de tüm isteklerini yerine getiren Sultan Üçüncü Ahmed'in
tahtan indirilmesini istedi. Kendisine ve ailesine zarar verilmemesi
durumunda tahttan çekileceğini bildiren Sultan Üçüncü Ahmed 1 Ekim 1730'da Osmanlı tahtını Şehzade Mahmud'a bıraktı.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:19 am

Piri Reis


Doğum
tarihi kesin olarak bilinmiyor. 1465-1470 arasında Gelibolu'da doğdu.
Asıl adı Muhiddin Pirî'dir. Karamanlı Hacı Ali Mehmed'in oğlu ve ünlü
Osmanlı denizcisi Kemal Reis'in yeğenidir. Akdeniz'de korsanlık
yapmakta olan amcasının yanında yaklaşık 1481'den sonra denize açıldı.

1487'de onunla birlikte İspanya'daki Müslümanlar'ın yardımına gitti. 1491-1493 arasında Sicilya Sardunya
Korsika Adalarına ve Güney Fransa Kıyılarına yapılan akınlara katıldı.
Amcasıyla birlikte Osmanlı Devleti'nin hizmetine girerek 1499-1502
Osmanlı-Venedik Savaşı'nda bir savaş gemisinde kaptanlık yaptı. 1511'de
amcasının ölümü üzerine Gelibolu'ya çekilerek Kitab-ı Bahriye
(Denizcilik Kitabı) üzerinde çalıştı ve 1513'te bir dünya haritası
çizdi.

1516 Mısır Seferi'nde Osmanlı Donanması'nda kaptan olarak savaştı. 1517'de ilk çizdiği haritayı
Yavuz Sultan Selim Han�a sundu. 1521'de Kitab-ı Bahriye'yi
tamamladıktan sonra 1522'de Rodos Seferi'ne katıldı. 1524'te Sadrazam
Makbul İbrahim Paşa'yı Mısır'a ***üren gemiye kılavuzluk etti.
Sadrazam'ın ilgilenmesi üzerine 1525'te Kitab-ı Bahriye'yi yeniden
düzenleyerek onun aracılığıyla Kanuni Sultan Süleyman Han�a sundu.
1528'de çizdiği ikinci haritasını da Padişah'a armağan etti.

1528'den sonra güney denizlerinde görev yaptı. Portekizlilerin Aden'i
alması üzerine Süveyş'teki Osmanlı Donanması'na kaptan atanarak 26
Şubat 1548'de Aden'i geri aldı. 1552'de önemli bir Portekiz üssü olan
Maskat'ı ve ardından Kişm Adası'nı alarak Hürmüz Kalesi'ni kuşattı.
Portekizliler'in Basra Körfezi'ni kapatmak istediklerini duyarak kuzeye
yöneldi. Katar Yarımadası'na
Bahreyn Adası'na egemen olarak Mısır'a geçti. Donanmayı Basra
Körfezi'nde bıraktığı için sefer sırasında kendisinden yardımını
esirgeyen Basra Valisi Kubâd Paşa'nın da girişimleriyle suçlu görülerek
Kahire'de 1554 yılında idam edildi.

Büyük bir denizci olduğu kadar büyük bir haritacı olan Pirî Reis
korsanlık günlerinden başlayarak gezip gördüğü yerleri yabancı
kaynaklardan da yararlanarak tarihi ve coğrafi özellikleriyle birlikte
kitabında anlatmış ve haritalarını çizmiştir. Kitab-ı Bahriye'nin nazımla yazılan ve denizcilikle ilgili tüm bilgilerin toplandığı başlangıç bölümünde genel açıklamalardan sonra Ege ve Akdeniz Adaları tanıtılarak denizle ilgili gözlem ve deneyimin önemi vurgulanır. Fırtına rüzgâr çeşitleri
pusula ve haritanın tanımından sonra Dünya'yı kaplayan denizler ve
karaların oranı belirtilir. Portekizlilerin denizcilikteki ilerlemeleri
ve keşifleri Çin Denizi Hint Okyanusu Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki rüzgârlar Basra Körfezi Atlas Okyanusu ayrıntılı biçimde anlatılır.

Düz yazı ile anlatımın başladığı haritalı bölüm asıl metni oluşturur.
Bu bölümde Çanakkale Boğazı'ndan başlayarak Ege Denizi Kıyı ve Adaları Adriyatik Denizi Kıyıları Batı İtalya Güney Fransa Doğu İspanya Kıyılarıyla çevresindeki adalara ilişkin tarihi coğrafi bilgiler verilerek Kuzey Afrika Kıyıları Filistin Suriye Kıbrıs ve Anadolu Kıyıları izlenerek Marmaris'te tüm Akdeniz'in havzası noktalanır.

1513'te çizdiği ilk haritasında Kristof Kolomb'un 1498'de çizdiği Amerika Haritası'ndan Portekiz ve Arap Haritalarından yararlandığını belirtir. Elde kalan parçası Avrupa ve Afrika'nın batı kıyılarıyla Atlas Okyanusunu Antil Adalarını Orta ve Güney Amerika'yı gösterir. 1528'de çizdiği ikinci haritasından günümüze kalan parça büyük bir dünya haritasının kuzey batı köşesi olup Atlas Okyanusu'nun kuzeyini Kuzey ve Orta Amerika'nın yeni keşfedilmiş kıyılarını ve Grönland'dan Florida'ya uzanan kıyı şeridini içerir.

Adalar ve kıyılar son keşiflere dayalı olarak daha doğru çizilidir. Keşfedilmeyen yerler ise beyaz bırakılarak bilinmediği için çizilmediği belirtilir. İlk haritadan daha büyük ölçekli ve gelişkin olan ikincisi teknik olarak döneminin en ileri örneğidir.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:19 am

Preveze Deniz Savaşı


ürk tarihinin en büyük deniz savaşı (1538).

Kanunî Sultan Süleyman zamanında Mohaç Zaferi'nden 12 yıl sonra kazanılan Preveze Deniz Savaşı
Türk ordusunun denizlerde de gücünün doruğuna ulaştığını kanıtlayan bir
savaştır. Türk ordusu Mohaç'ta bütün birleşik Avrupa ordularını yendiği
gibi Türk donanması da birleşik Avrupa donanmasını Preveze'de yenilgiye uğratmıştır.

SAVAŞ HAZIRLIĞI

Akdeniz'in bir Türk gölü haline gelmesi Avrupa devletlerini telâşa
düşürmüştü. Karl V çok büyük bir donanma hazırladı. Bütün Avrupa
devletleri hazırlanan Haçlı donanmasına gemi ve askerle katıldı.
Donanmanın başına da Venedikli kumandan Andrea Doria getirildi. Haçlı
donanmasında 600 gemi 3000 kadar top 60000 asker vardı.

Türk donanması 122 parça gemiden oluşuyordu. Donanmaya kaptanı-derya
(büyük amiral) Barbaros Hayrettin Paşa komuta ediyordu. Yanında oğlu
Hasan Reis sağ kanatta Salih Reis sol kanatta Şeydi Ali Reis
yedekte Turgut Reis bulunuyordu. Türk donanması Haçlı donanmasından beş
kat daha az olmasına karşılık manevra ve ateş üstünlüğü vardı.

İki donanma Yunan Denizi'nde Preveze açıklarında karşılaştığı zaman amiral Andrea Doria
sayıca az olan Türk donanmasının hemen saldırıya geçeceğini aklına bile
getirmedi. Çünkü orada Barbaros'un emrinde bulunan donanma Akdeniz'deki
Türk donanmasının tamamı değildi. Onun bütün donanmayı biraraya
getirdikten sonra savaşa girebileceğini düşündü. Ama yanılmıştı.
Barbaros düşman donanmasını görür görmez saldırıya geçti.

Yarma ve çevirme hareketleriyle düşmanı şaşkına döndürerek birkaç saat
içinde düşman donanmasının yarısından çoğunu top ateşiyle batırdı.
Öteki yarısı gece karanlığından yararlanarak fenerlerini söndürüp
kaçtı. Böylece Akdeniz'de Türk egemenliği perçinlenmiş ve Barbaros'un
en büyük deniz komutanı olduğu bir kere daha kabul edilmişti.

Büyük zafer o sırada seferde bulunan Kanunî'ye Barbaros'un oğlu Hasan Reis tarafından müjdelendi ve savaşın ayrıntıları anlatıldı. Kanunî bütün imparatorlukta şenlik yapılmasını emretti. Preveze Zaferi bugün de Türk denizcilik günü olarak kutlanır.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:19 am

Ridaniye Savaşı


28 Ağustos 1516'da Halep'e giren Yavuz Sultan Selim hiçbir direnmeyle karşılaşmadan şehri teslim aldı.Hama (19 Eylül 1516) Humus (21 Eylül 1516) ve Şam (27 Eylül 1516) aynı şekilde teslim olurken Lübnan emirleri de Osmanlı hakimiyetini kabul ettiler. Yoluna devam eden Yavuz 30 Aralık 1516'da Kudüs'e 2 Ocak 1517'de Gazze'ye girdi.

Mercidabık Savaşı'ndan sonra Mısır'ın başına Tumanbay geçti. Tumanbay Osmanlı hakimiyetini kabul etmediği gibi
barış teklifi için gelen Osmanlı elçisini öldürmüş ve Venediklilerden
top ve silah alarak Ridaniye'de kuvvetli bir savunma hattı kurmuştu.

Yavuz Sultan Selim ordusuyla birlikte ilkçağdan beri hiçbir komutanın cebren geçemediği Sina Çölü'nü 13 günde geçerek Ridaniye'de Mısır Ordusu ile karşılaştı. Mısır Ordusu'na El-Mukaddam Dağı'nın etrafını dolaşarak güneyden saldıran Yavuz Sultan Selim
bu manevra sayesinde Mısır ordusunun yönleri sabit olan toplarını
etkisiz hale getirdi. 22 Ocak 1517'de Ridaniye Zaferi kazanıldı. Bu
zaferle birlikte Memlük Devleti tarihe karıştı.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:19 am

*****amen Savaşı


Sultan İkinci Ahmed padişah olduğunda Köprülü Fazıl Mustafa Paşa sadrazamdı. Sultan İkinci Süleyman'ın son yıllarında Köprülü Fazıl Mustafa Paşa önemli askeri başarılar elde etmişti. Belgrad'dan çıkıp Tuna'yı aşarak Avusturya üzerine yürüyen Köprülü Fazıl Mustafa Paşa Kırım kuvvetlerini beklemeden Petervaradin'de düşmana ani bir darbe vurmak istedi. Ancak pusuya düşürülen Köprülü Fazıl Mustafa Paşa *****amen'de bozguna uğradı ve kendisi de alnından vurularak şehit oldu.

Avusturya cephesindeki ilerleyiş ve mücadele böylece sona erdi.
Avusturya ile yapılmakta olan savaş neticelenemedi ve Osmanlı akınları
durdu. Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın yapmaya çalıştığı ıslahat hareketlerinden de o öldükten sonra vazgeçildi. Lehistan'ın amacı
1672 yılında Osmanlılar tarafından fethedilen Podolya eyaletinin
başkenti olan Kamaniçe'yi ele geçirmekti. Ancak Lehistan'ın kuvvetli
hücumlarına direnen Kahraman Paşa kaleyi korumayı başardı. Bunun
dışında Venediklilere karşı da başarılı direnişler yapıldı.

Eğriboz kalesi kahramanca savunularak Venediklilerin eline geçmesi
engellendi. Diğer yandan Sakız Kalesi de Venediklilerin saldırısına
uğradı. Ancak Sakız Kalesi tüm çabalara rağmen 21 Eylül 1695 tarihinde şartlı olarak Venediklilere teslim edildi.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:20 am

Segedin Antlaşması


Haçlı kuvvetleri kazanılan her başarı sonrası daha da güçlü ve kuvvetli ittifaklar yaparak Osmanlı Devleti'ne saldırmaya devam etti. Sırp Eflak Erdel
Macar kuvvetleri ilerlemeye devam ediyordu. Niş yakınlarında yeniden
büyük bir kayıp verildi. Haçlı birlikleri Filibe'ye kadar geldiler.
Ancak soğukların şiddetlenmesi ilerlemelerine engel oldu.Balkanlarda
ardı ardına uğranılan yenilgiler Osmanlı Devleti'ni zor duruma soktu.

Bizans'ın Avrupa'da tahrikleri devam ediyordu. Bu şartlarda her ne
pahasına olursa olsun anlaşmaktan başka çıkar yol yoktu. Sultan İkinci
Murad barış için girişimlerde bulunarak
12 Haziran 1444'de Segedin Barış Antlaşması'nın yapılmasını sağladı.
Barışın devamlı olmasını sağlamak için de antlaşmaya taraf olan
kralların yemin vermesi şart koşulmuştu. Bu antlaşma ile Osmanlılar
Balkanlar'da bir rahatlama sağlayarak
yeniden toparlanmak için zaman kazanmışlardı. Ayrıca ilk defa bir sınır
kavramı ortaya çıkmış ve Tuna nehri belirleyici olmuştur.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:20 am

Sened-i İttifak


Ayan Meclisi'nin hükümet içinde kendisini resmen kabul ettirdiği
29 Eylül 1808 yılında imzalanan sözleşmedir. Sadrazam Alemdar Mustafa
Paşa devletin durumunu görüşmek üzere devlet ileri gelenlerini
toplantıya çağırdı. Anadolu ve Rumeli ayanları Padişah tarafından
Çağlayan köşkünde kabul edildiler.

Senedi İttifak adıyla tarihe geçen bu sözleşmede alınan kararlar:

*Padişahın emirleri her yerde ve her durumda geçerli olacak
*Devlet vergileri düzenli olarak toplanacak ayan bu konuda verdiği sözü noksansız yerine getirecek
*Devlet adına asker alınacak buna karşı çıkanları ayan cezalandıracak
*Sultan II. Mahmud alınan bu kararları onaylayan bir hattı hümayun imzaladı.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:20 am

Sırpsındığı Savaşı



Edirne'nin fethi Türklere Balkan fetihlerinin yolunu açtı. Lala Şahin Paşa Bulgaristan'a girerek Filibe'yi
komutanlarından Evrenos Bey ise Serez'i aldılar (1363). Yeni fethedilen
yerlere Türkler yerleştirildi. Edirne ve Filibe'nin fethi bir haçlı
seferinin düzenlenmesine neden oldu. Papa V. Urban'ın teşvikiyle
Sırplar ve Bulgarlar başta olmak üzere Macar Bosna ve Eflaklılar büyük bir haçlı ordusu hazırlayarak Edirne üzerine harekete geçtiler.

Osmanlı komutanlarından Hacı İlbey
ordusu ile beraber Meriç vadisi boyunca düzensiz bir şekilde ilerleyen
düşmanların bu durumundan yararlandı. Kuvvetlerini üçe ayırarak bir
gece baskını düzenleyen Hacı İlbey büyük bir zafer elde etti (1364). Tarihe 'Sırp Sındığı Savaşı' olarak geçen bu zaferle Rumeli'deki Türk hakimiyeti kesinleşti ve ilk Haçlı Ordusu etkisiz hale getirildi.

Osmanlı birlikleri Sırp Sındığı Savaşından sonra Bulgaristan'a girdiler
ve yukarı Bulgaristan'ı fethettiler. Karşı koyamayacağını anlayan
Bulgar Kralı Yuvan Şişman
Osmanlı Hakimiyetini kabul etti ve kız kardeşi Maria'yı Murad
Hüdavendigar'a verdi (1369). Osmanlı Ordusu Makedonya üzerine yürüdü.
1371 yılında kazanılan Çirmen Zaferi ile Makedonya Osmanlı topraklarına
katıldı. Sırp Kralı Lazar da Bulgaristan Kralı gibi Osmanlı hakimiyetini kabul etti ve yıllık vergiye bağlandı.

Çandarlı Hayreddin Paşa komutasındaki Türk birlikleri Selanik Zaferini kazandı (1374) Niş (1375) İştip Manastır
Pirlepe (1382) fethedildi. Osmanlı birlikleri Arnavutluk ve
Bosna-Hersek içlerine akınlar düzenledi. 1385 yılında Ohri fethedildi.
Aynı yıl Arnavutluk'ta Savra zaferi kazanıldı. Bir yıl sonra Sofya'nın
fethi gerçekleştirildi.

1381 yılında Şehzade Bayezid'ın Germiyan Hükümdarı Süleyman Şah'ın Kızı Devlet Hatun'la evlenmesi dolayısıyla Kütahya Simav Eğrigöz ve Tavşanlı Osmanlılara verildi. Aynı yıl Hamidoğulları Beyliği'nden altı şehir parayla satın alındı. Balkanlardaki fetihler devam ederken Murad Hüdavendigar bir yandan da Anadolu taraflarına yöneldi. 1386 yılında Konya Ovası'nda ilk Osmanlı Karaman Savaşı yapıldı.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:20 am

Talat Paşa


Talat Paşa 1874 yılında Edirne'de doğdu. İlk öğrenimini Vize İlçesi'nde yaptı. Edirne Askeri Rüştiyesi'ni bitirdikten sonra Edirne Posta ve Telgraf İdaresi'nde kâtiplik Alyans İsrail Mektebi'nde Türkçe öğretmenliği görevlerinde bulundu.

Çok genç yaşlarda siyasetle ilgilenmeye başladı. Sultan 2. Abdülhamid Hana karşı mücadele eden jöntürklerin çalışmalarına katıldı. Bir süre sonra tutuklandı.

Selanik'te Posta ve Telgraf Müdürlüğü'nde memurluk ve başkâtiplik
yaptı. İttihat ve Terakki Fırkası adını alan Osmanlı Hürriyet
Cemiyeti'ni kurdu. Selanikte mason locasına girdi. Masonların ve onlar
arasındaki Yahudi ve Sabetaycı dönmelerin etkisini İttihat ve Terakki
örgütlenmesi için kullandı. İttihat ve Terakki kışkırtıcılığını geniş
alanlara yaydı. İki defa İstanbul'a giderek İttihat ve Terakki
Cemiyeti'nin şubesini kurdu ve teşkilatlandırdı.

2. Meşrutiyet'in ilanında milletvekili oldu. Hüseyin Hilmi Paşa Kabinesi'nde İçişleri Bakanlığına getirildi
Babıali Baskınını düzenleyenler arasında yer aldı. Edirne'nin Bulgarlar
tarafından ele geçirilmesinden sonra ordunun harekete geçerek şehri
geri almasıyla Bulgarlarla İstanbul'da yapılan barış görüşmesini
birinci delege olarak katıldı.

1917 yılında sadrazamlığa yani başbakanlığa getirildi. Birinci Dünya
Savaşı'ndan çekilen Rusya ile Breslitowsk'da yapılan barış antlaşmasına
Osmanlı Devleti adına katıldı. Temmuz 1918'de sadrazamlıktan ayrıldı.
Birinci Dünya Savaşı'nın Osmanlı Devleti için büyük bir yenilgi ile
sonuçlanmasından sonra Ahmed İzzet Paşa'ya bıraktığı mektupta millete karşı hesap vermek üzere geri geleceğini gerekirse mahkemeye de çıkacağını bildirerek Almanya'ya kaçtı. Talat Paşa 1921 yılında bir Ermeni komitacısı tarafından öldürüldü.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:20 am

Vaka-i Hayriye

1825
yılında Yeniçeri ocağının Sultan II. Mahmut tarafından ortadan
kaldırılması olayıdır (Hayırlı Olay). 1324 yılında kurulan Yeniçeri
ocağı
1658 yılından itibaren tüm önemini kaybetmiş ve ayaklanmaların olduğu
bir yuva haline gelmişti. Yeniçeriler istemedikleri padişahı veziri indiriyor
istediğinde öldürüyordu. Yeniçerilerin başına buyruk hareketleri halkı
rahatsız ediyordu. Ydniçerilerin ilmiye sınıfına hakaret etmesi bardağı
taşıran son damla olmuş bunun üzerine ilmiye sınıfı ile halk yeniçerilere karşı birleşmişti.

Sultan II. Mahmut
Avrupa ordularının aldığı eğitimle yetiştirilmek üzere "eşkinci" adı
verilen yeni bir askeri örgüt kurulmasını emretti. Yeni eğitimi
istemeyen Yeniçeriler ayaklandı. Bu durumdan yaralanan II. Mahmut Yeniçeri ocağının kaldırıldığını bir fermanla halka duyurdu.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:21 am

Varna Savaşı

ultan İkinci Murad büyük bir hızla Edirne'ye geldi. Osmanlı Ordusunun başına geçti. Varna önlerine gelen Osmanlı Ordusu
Haçlılara karşı saldırıya geçti. Haçlı Ordusunun Varna önlerinde
bozguna uğratılmasıyla büyük bir zafer kazanıldı (10 Kasım 1444). Varna
Savaşı Haçlıların İstanbul'un Türkler tarafından fethedilmesini engellemek için yaptıkları son girişim oldu. Bu savaş Osmanlıları Segedin Antlaşmasına zorlayan şartları tamamen değiştirdi. Sultan İkinci Murad bir müddet sonra tahtı yine oğluna bırakarak çekildiyse de devlet adamlarının ısrarları sonucu tekrar tahtına döndü.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:21 am

Vasvar Antlaşması

Osmanlı
Devleti'nin gerileme dönemine girmeden önce Avusturyalılarla iyi
koşullarda yapmış olduğu barış antlaşmasıdır. Avusturya'nın Erdel
üzerindeki baskılarının artması üzerine Osmanlı Devleti ile Avusturya
arasında görüşmeler yapılmış fakat bu görüşmelerden bir sonuç
alınamamıştır. Bunun üzerine Osmanlı ordusu Avusturya'nın doğusunda
bulunan kale ve kasabaları ele geçirmesi üzerine Avusturya barış
istemek zorunda kalmıştır.

Görüşmelerden sonra bir protokol hazırlandı ve padişahın ve Avusturya
İmparatoru'nun karşılıklı imzalaması koşuluyla 10 Ağustos 1664 'de iki
devlet arasında Vasvar Antlaşması yapıldı. Antlaşmaya göre:

Avusturyalılar Erdel'de işgal ettikleri alanları boşaltacaklar
Her iki ülkenin askerleri aynı anda Erdel'den çekilecek
Osmanlı himayesindeki Erdel Beyi yerinde kalacak ve Osmanlılara vergi verecek
Serinvar Kalesi ile diğer palangalar tekrar yapılmamak üzere Avusturya'ya bırakılacaktı.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:21 am

Yavuz Sultan Selim




Osmanlı padişahıdır (1470-1520). Yavuz lakabıyla anılan Selim I Sultan Bayezit II'nin oğlu Fatih Sultan Mehmet'in torunu Kanunî Sultan Süleyman'ın babasıdır.

Amasya'da dünyaya gelen Yavuz Sultan Selim iyi bir eğitim gördü. Savaş ve yönetim sanatını bütün incelikleriyle öğrendiği gibi divan edebiyatı ile Farsça'yı da güçlü şiirler yazabilecek derecede iyi öğrendi. Ama onun en büyük tutkusu padişah olmaktı.

Kendinden büyük iki kardeşi bulunduğu için padişahlık ona düşmüyordu. Bu yüzden
Trabzon valisiyken 1511 yılında ordusunu alarak Rumeli'ye geçti ve
babasını zorla tahttan indirip padişah olmak üzere İstanbul üzerine
yürüdü. Çorlu yakınında yapılan çarpışmada babasına yenilen Yavuz Selim
oğlu Süleyman'ın vali bulunduğu Kefe'ye (Kırım) geçti. Aynı yıl ağabeyi
Ahmet de Anadolu'da padişahlığını ilân etti. Yeniçeriler ayaklanarak
Selim'in padişah olmasını istediler. Bayezit II yeniçerilerin isteğini kabul etmek zorunda kaldı ve padişahlığı Yavuz Selim'e bıraktı (1512).

Çaldıran Savaşı ve Doğu Anadolu'nun Fethi

Doğuda İran hükümdarı Şah İsmail'in Şiîliği Anadolu'ya yayması Osmanlı
Devleti'nin birliğini bozuyordu. Yavuz Selim ele geçirebildiği
kardeşlerini ve yeğenlerini öldürterek birkaç yıldır süren saltanat
kavgasını sona erdirdikten sonra İran Seferi'ne hazırlandı.

Doğuya giderken ardım güven altına almak için de Anadolu'daki
Alevîlerin pek çoğunu (kırk bin kişi) kestirdi. İki ordu Doğu
Anadolu'da Çaldıran Ovası'nda karşılaştı. Şah İsmail bu savaşta
yenilgiye uğradı (1514). Yavuz Selim Tebriz'i ele geçirdikten başka
bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu da Osmanlı topraklarına kattı.

İran'ın yenilgisinden sonra Osmanlı Devleti'nin karşısında en güçlü
devlet olarak Mısır kalmıştı. Yavuz ikinci büyük seferini Mısır'a
yaptı. Önce 1516'da Halep yakınında Mercidabık'ta Mısır ordusunu yendi.
Sonra Suriye ve Filistin'i de ele geçirerek Mısır'a girdi. Mısır'da bir
yıla yakın süre kaldı.

Son Kölemen sultanı Tomanbay'ı yenerek astırdı. Mısır'la birlikte
Hicaz'ı da Osmanlı topraklarına kattı. Bundan daha önemli olarak
halifeliğe özgü Kutsal Emanetler'i ele geçirerek kendisini
Müslümanların halifesi ilân etti (1517). O tarihten sonra Osmanlı
padişahları padişah unvanıyla birlikte halife unvanını da kullanmağa
başladılar.

Yavuz Sultan Selim kısa sürede ülkede birliği sağlayıp ülkesini
genişlettikten sonra cihangirlik istemiyle yeni seferlere hazırlanırken
hastalandı. Sırtında çıkan ve şirpençe (kızılyara) denen çıban yüzünden
1520 yılında Çorlu yakınında öldü İstanbul'da kendi adını taşıyan caminin yanındaki türbeye gömüldü.

Kutsal Emanetler

Yavuz Selim Kahire'de bulunduğu sırada Mekke şerifi Ebu Berekât
Müslümanlarca kutsal sayılan birtakım eşyayı Mekke'nin anahtarlarıyla
birlikte padişaha sundu. 'Topkapı Sarayı Müzesi'nde Hırkai Saadet
Dairesi'nde bulunan bu eşyaya sonraki padişahlar döneminde eklenmiş
olanlar da vardır.

Söz konusu Kutsal Emanetler şunlardır: Hırkai Saadet (Hz. Muhammet'in
hırkası); Dendanı Saadet (Hz. Muhammet'in Uhut Savaşı'nda kırılan
dişinden bir parça); Nalını Saadet (Peygamber'in nalını); Sancağı Şerif
(Peygamber'in sancağı); Kemanı Peygamberi (Hz. Muhammet'in yayı);
Lihyei Saadet (Hz. Muhammet'in sakalı); Mührü Saadet (Peygamber'in
mühürü); Namei Saadet (Peygamber'in Mısır hükümdarına gönderdiği
mektup; nuşin üzerine yazılıdır); Seyfi Nebevi (Hz. Muhammet'in
kılıcı); Gasli Nebevi suyu ve Nakşı Kademi Şerif (Peygamber'in gasil
suyu şişesi ve ayak izi bulunan taş).

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:21 am

İnebahtı Savaşı

Kıbrıs'ın alınması Avrupa'da bir Haçlı donanmasının hazırlanmasına neden oldu. Don Juan komutasındaki Haçlı donanmasında Venedik İspanya Malta
Papalık ve diğer İtalya hükümetlerine ait gemiler bulunuyordu. Osmanlı
Donanmasının değerli komutanları Pertev Paşa ve Uluç Ali Paşa bu
karşılaşma sırasında savunma yapılmasını istedilerse de Kaptan-ı Derya
Ali Paşa saldırıda bulunulmasını istedi.

İki donanma Mora'nın kuzey
Orta-Yunanistan ile Karlıeli'nin güney kapılarında bulunan İnebahtı
körfezinde karşılaştı (7 Ekim 1571). Şiddetli çarpışmalardan sonra
Kaptan-ı Derya Ali Paşa ve beraberindekiler şehit düştü. Osmanlı
donanması beklemediği bir darbe aldı ve çok sayıda gemisi batırıldı.
Savaşta büyük başarılar göstererek gemilerini kurtarmayı başaran Uluç
Ali Paşa Sokullu Mehmed Paşa tarafından Kaptan-ı Deryalığa getirildi.

Sokullu Mehmed Paşa yeni bir donanma hazırlamasını istedi. Bunun için
çok sayıda malzemeye ihtiyaç olduğunu kısa süre içinde böyle bir
donanmanın hazırlanmasının zor olduğunu söyleyen Uluç Ali Paşa'ya
Sokullu; "Bütün donanmanın demirlerini gümüşten halatlarını ibrişimden
yelkenlerini atlastan yapabiliriz. Hangi geminin malzemesi yetişmezse
gel benden al." demesi Osmanlı Devletinin o dönemdeki gücünü göstermesi
açısından önemlidir.

Sokullu Mehmed Paşa gönderilen Venedik elçisine İnebahtı Deniz
Savaşıyla ilgili olarak "Biz Kıbrıs'ı almakla sizin kolunuzu kestik siz İnebahtı'da bizi yenmekle sakalımızı traş ettiniz. Kesilen kolun yerine yenisi gelmez
fakat kesilen sakalın yerine daha gür çıkar." Bununla beraber İnebahtı
faciasından sonra kaybedilen binlerce denizciyi yerrine getirmek kolay
olmamış ve tecrübesiz
leventlerden teşkil edilen yeni donanma Osmanlı'ya Akdeniz'de eski
kudretini kazandıramamıştır. Artık Avrupa siyasetini yönlendirecek ve
ticaret yollarını hakimiyet altına alacak Hint Seferleri gibi büyük
projelere de edilmemiştir.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:21 am

İstanbul Antlaşması


I.
Balkan Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasında
imzalanan antlaşmadır. Bu antlaşma ile bugünkü
Türkiye-Yunanistan-Bulgaristan sınırı çizilmiştir. Osmanlı Devleti'nin
I. Balkan Savaşı'ndan yenilgiyle çıkması sonucunda Osmanlı Devleti
Trakya'yı ve Edirne'nin büyük bir bölümünü Bulgaristan'a bırakmak
zorunda kalmıştır.

Osmanlı Devleti
II. Balkan Savaşı'nda (30 Haziran 1913) büyük kayıplar veren
Bulgaristan'ın bu durumundan yararlanarak Edirne'yi geri aldı. İki
cephede birden savaşan Bulgaristan bu durum karşısında ateşkes istedi
ve iki devlet arasında İstanbul'da bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşma
ile Londra Antlaşması'nın Bulgaristan ve Osmanlı Devleti ile ilgili
maddesi iptal edilmiş oldu. İstanbul Antlaşması'na göre:

Batı Trakya Bulgaristan'a verildi.

Edirne Osmanlılara bırakıldı.

Bulgaristan'da yaşayan Türklerin dört yıl içinde Türkiye'ye göç
etmelerine izin verildi. Kalanlara da her türlü mezhep ve din özgürlüğü
tanındı.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:22 am

İttihat ve Terakki


1908 Meşrutiyet Devrimi'ni sağlayan siyasi dernek (parti). İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin temeli 1893 yılında İstanbul'da Askerî Tıbbiye'de atıldı. Kurucuları Dr. İshak Sukûtî Dr. Abdullah Cevdet. İbrahim Temo ve Şerafettin Mağdumî'dir. Cemiyetin amacı istibdada karşı direnmek Meşrutiyet yönetiminin yeniden yürürlüğe girmesini özgürlüğe eşitliğe mal ve can güvenliğine yer veren bir yönetimin kurul masını sağlamaktı.

Cemiyet kısa zamanda gelişti
İstanbul'da birçok semtte gizli komiteler kuruldu. Kahire'de ve
Paris'te dernek adına yayımlara girişildi. Bunun üzerine Abdülhamit II
yönetimi İstanbul'da sıkı araştırmalara girişti. 1897'de cemiyet üyelerinin çoğu ele geçirilerek bir kısmı hapsedildi bir kısmı sürgün edildi. Ama devrim düşüncesi yok edilemedi.

İttihat ve Terakki'nin amaçlan özellikle Rumeli'de subaylar askerî öğrenciler ve memurlar arasında yaygınlaştı. Selanik cemiyetin merkezi haline geldi. ****** ve İsmet İnönü de cemiyete üyeydiler.

Padişah
devrim çalışmalarını bastırmak için Rumeli'ye yüksek yöneticiler
gönderdi. Bunlardan Şemsi Paşa Edirne'de ittihatçılar tarafından
vuruldu. Müşir Osman Paşa dağa kaldırıldı. Binbaşı Enver Bey ile
kolağası Niyazi Bey ayaklanıp dağa çıktılar. Bunun üzerine padişah
korktu ve 24 temmuz 1908'de Kanunu Esasî'yi (Anayasa) yeniden yürürlüğe
koymak zorunda kaldı (ikinci Meşrutiyet 1908).

Meşrutiyet'in ilânından sonra ülkede parti kavgaları başgösterdi.
İttihat ve Terakki'ye karşı gerici 31 Mart Ayaklanması oldu (1909).
Rumeli'den gelen Hareket Ordusu ayaklanmayı bastırarak gericileri
sindirdi ve İttihat ve Terakki'yi kurtardı. Trablusgarp ve Balkan
savaşlarından sonra Enver Talât ve Cemal Paşaların Alman etkisine kapılarak devleti Birinci Dünya Savaşı'na sokmaları Osmanlı İmparatorluğu ile birlikte İttihat ve Terakki'nin de sonu oldu (1918).

İttihat ve Terakki'nin İleri Gelenleri

İttihat ve Terakki'nin başkanı Edirne Posta idaresi'nde memur olan Talât Bey'di (sonra Paşa). Diğer ileri gelenler arasında Ahmet Rıza Enver (Paşa) Cemal (Paşa) Dr. Nâzım ve Ziya Gökalp gibi asker ve sivil kişiler vardı.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:22 am

Yıldırım Bayezit


Osmanlı padişahıdır
(1360-1403). Yıldırım Bayezit (Bayezit I) Sultan Murat Hüdavendigâr'ın
ikinci oğludur. Ağabeyi Savcı Bey'in ayaklandıktan sonra yakalanıp idam
edilmesi üzerine veliaht oldu. 1386'da Karaman Beyliği'ne karşı açılan
savaşta çok hızlı başarılar kazanması üzerine kendisine «Yıldırım» adı
takıldı. Kosova Savaşı'nda babasının öldürülmesinden sonra başa geçti.


Batılılar 1394 yılında
papanın kışkırtmasıyla Türklere karşı yeni bir Haçlı Seferi'ne
giriştiler. O zamanki batı ülkelerinin hemen hepsi sefere katıldılar.
Yıldırım Bayezit
25 eylül 1396'da Haçlı ordusunu Niğbolu'da büyük bir yenilgiye uğrattı.
Böylece Rumeli'de Türk egemenliğini sağlamlaştırdı. Ertesi yıl da
İstanbul Boğazı'nda Anadoluhisarı'nı yaptırdı.


Ankara Savaşı

Bayezit batıda durumunu
sağlamlaştırdıktan sonra egemenliğini doğuya doğru genişletme
çabalarına girişti. Yıldırım'dan kaçan Anadolu beyleri o sıralarda
Önasya'yı istilâ etmekte olan Timur'a ondan kaçan hükümdarlar da Bayezit'e sığınıyorlardı. Bu durum iki cihangiri ister istemez karşılaşmak zorunda bıraktı.


Yıldırım Bayezit
Timur ordusunun Anadolu içinde batıya doğru ilerlediğini öğrenince
kuvvetlerini Bursa'da toplayarak savaş hazırlığına girişti. İçinde 20000
kişilik bir Sırp ordusu da bulunan Osmanlı ordusu iki koldan
ilerleyerek Ankara yakınına gelip ordugâh kurdu. Ordu mevcudu 90000 kişiyi buluyordu ve büyük çoğunluğu piyadeydi. Timur'un ordusu çoğu atlı olmak üzere 160000
kişiyi geçiyordu. İki ordu Ankara yakınında Çubuk Ovası'nda kanlı bir
savaşa tutuştu (20 temmuz 1402). Başta Rumeli ve Sırp askerleri olmak
üzere Osmanlı ordusu iyi savaşıyordu.


Ne var ki savaşın kızıştığı bir sırada Timur ordusunda bulunan eski Anadolu beyleri (Germiyan Saruhan Aydın Menteşe v.b.)
bayraklarını açarak Anadolu askerinin karşısına çıkınca bu askerler
düşman tarafına geçtiler. Böylece Osmanlı ordusu zayıfladı ve yer yer
bozguna uğrayarak geri çekilmeğe başladı. Yıldırım Bayezit yanındaki komutanların ısrarına rağmen çekilmek istemedi ve sonunda Timur'a tutsak oldu.


Tutsaklık Ağır Geldi

Timur tutsak sultanı
kapalı bir tahtırevan içinde yanında dolaştırarak Batı Anadolu'yu
istilâya girişti. İzmir'e kadar bütün Ege kıyılarını ele geçirdi. Artık
yurduna dönmek istiyordu. Bu arada Bayezit hastalandı. İçinde bulunduğu
ağır durumu gururuna yediremiyordu. Sonunda tutsaklığa dayanamayarak 8
mart 1403'te Akşehir'de öldü.


Yıldırım'dan Sonra

Ankara Savaşı
Osmanlı Devleti'nin parçalanmasına yetmişti. Çünkü Bayezit'in oğulları
şimdi taht kavgasına girişmişlerdi. Süleyman Çelebi Rumeli'de İsa Çelebi Balıkesir'de Mehmet Çelebi Amasya'da Musa Çelebi Bursa'da hüküm sürmeğe başladı. Önce Süleyman'la Musa savaşa tutuştu Süleyman yenilerek öldürüldü (1410).


Musa Çelebi Bizans'ın üstüne yürüyünce Bizans
Mehmet Çelebi'yi tuttu. Çelebi Mehmet Bizans'ın desteğini sağladıktan
sonra bütün kardeşlerini yenerek Osmanlı tahtına oturdu ve devletin
birliğini yeniden sağladı. Bu arada eski beylikler yeniden devlete
bağlandı. Ama Şeyh Bedrettin'in ayaklanması saltanat kavgalarıyla
yorulmuş olan Osmanlı Devleti için yeniden bir sarsıntı yarattı.
Bedrettin yakalanarak Serez'de asıldı. Çelebi Mehmet de bir av
partisinde aldığı yaradan iyileşemeyerek Edirne'de öldü.




(Solda) Yıldırım Bayezit'in yağlıboya portresi. Topkapı Sarayı Müzesi. Padişah Portreleri Galerisi İstanbul.

(Sağda) Yıldırım Bayezit'i tasvir eden bir minyatür. Üniversite Merkez Kitaplığı İstanbul.

Mektuplar

Timur'dan Bayezit'e «...Ey Rum diyarında melik Yıldırım Bayezit! Bil ki biz kuvvetle galip ve muzaffer olan yeni bir sultanız insanların hepsi bize kuldur. Aklını başına topla ki Kara Yusuf ve Sultan Ahmet bizim kılıcımızdan kaçtılar... Eğer kendi felâketini istemiyorsan onları kabul etme... Kov ya da öldür... Sakın bu emrimize karşı koyma. Zira o halde kahrımız sizin üzerinize vaki olur...»

Bayezit'ten Timur'a «Hamd o Allah'a mahsus! ki bizi İslâm ile müşerref ve Arap ve Acem sultanlarının üzerine muazzez kılmıştır... Timur adıyla anılan ey kuduz köpek ey Tekfur melikinden daha kâfir olan Timur! Malumun olsun ki mektubunu okudum. Ey uğursuz
beni böyle boş sözlerle mi korkutacaksın... Beni Acem hükümdarları ya
da Tataristanlı mı sanıyorsun?.. Biz şarkta ve garptaki sultanların en
erdemlisi ve uzakta ve yakındaki hakanların en şereflisiyiz...»


(Feridun Bey Münşaat'tan kısaltılmış ve sadeleştirilmiştir).

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:22 am

Zıtvatorok Antlaşması


Sultan
Birinci Ahmed tahta geçtiği sırada Avusturya Savaşı devam ediyordu.
Osmanlı kuvvetleri Belgrad'dan Budin'e doğru ilerlemekteydi. Peşte (25
Eylül 1604) ve Hatvan Kaleleri savaş yapılmadan kolaylıkla ele
geçirilmişti. Osmanlı Ordusu ilerleyerek Budin'in kuzeyinde bulunan Vaç
Kalesi'ni ele geçirdi (16 Ekim 1604).

Osmanlı Ordusu
Sultan Birinci Ahmed'in emri üzerine Belgrad üzerinden Budin'e geçti.
29 Ağustos 1605'de Estergon Kalesi kuşatıldı ve Ciğerdelen Kalesi
fethedildi. 8 Eylül'de Visigrad 19 Eylül'de Saint Thomas (Tepedelen) Kaleleri fethedildi. 3 Ekim 1605'de ise Estergon Kalesi teslim alındı.

Osmanlılar da
Avusturyalılar da ardarda yapılan bunca savaştan dolayı sosyal ve
ekonomik yönden çok yıpranmışlardı. Daha önce yapılan barış
görüşmelerinden bir sonuç çıkmamıstı. Ancak 11 Kasım 1606'da
Estergon-Komorin arasında Zıtva Suyu'nun Tuna Irmağı'na döküldüğü yerde imzalanan Zıtvatoruk Antlaşması'yla barış sağlandı.

Antlaşmaya göre Eğri Estergon Kanije Kaleleri Osmanlılarda Rop ve Koman Kaleleri Avusturyalılarda kalacaktı. Avusturya bir kereye mahsus olmak üzere 70000 altın savaş tazminatı ödeyecekti. Osmanlı Padişahı da Avusturya İmparatoru'na Roma İmparatoru (Cesar) ünvanıyla hitap edecek her üç yılda bir karşılıklı armağanlar gönderilecekti. Avusturya'nın Macaristan için ödemekte olduğu yıllık 30000 altın vergi kaldırılacaktı.

Zıtvatoruk Antlaşması
Osmanlıların lehine gibi görünse de Osmanlı Devleti artık eski gücünde
değildi. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısındaki
üstünlügü sona ermiş siyasi dengeler Osmanlı aleyhine bozulmaya başlamıştır.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
swordof
SwOrDoForum Admini
SwOrDoForum Admini
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 395
Rep Gücü Rep Gücü : 2147483647
Üyelik Seviyesi Üyelik Seviyesi : 0
Burcu Burcu : Akrep
Çin Astrolojisi Çin Astrolojisi : Horoz
Yaş Yaş : 37
Memleketi Memleketi : Dadaşlar Diyarı
Lakabı Lakabı : SwOrDoF Team Lideri
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 13/03/09

Rep Puanı
Başarı Puanı:
1000/1000  (1000/1000)
Seviye:
1000/1000  (1000/1000)
Güçlülük:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Geri: Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış   Cuma Haz. 12, 2009 3:22 am

Şeyh Bedrettin İsyanı


Mehmed
Çelebi Anadolu ve Rumeli'de ki birliği sağladıktan sonra iki önemli
isyanla uğraşmak zorunda kaldı. Bunlardan birisi Şeyh Bedrettin
isyanıdır. Edirne civarındaki Simavna'da doğan Şeyh Bedrettin Bursa Konya Kahire gibi devrin en büyük ilim ve kültür merkezlerinde eğitim gördü.

Şeyh Bedrettin; Torlak Kemal ve Börklüce Mustafa gibi yakın arkadaşlarıyla birlikte İznik'te kurdukları İslam dinine aykırı fikirlere sahip bir tarikatla
Anadolu ve Rumeli'de fikirlerini yaymaya başladılar. Bir süre sonra
Eflak üzerinden Deliosman'a gelen Şeyh Bedrettin ve yandaşları
ayaklandılar.

Börklüce Mustafa İzmir'de Torlak Kemal de Manisa'da ayaklanmaya katıldılar. Mehmed Çelebi İzmir ve Manisa üzerine kuvvet göndererek ayaklanmayı bastırdı. Yakalanan Şeyh Bedrettin Serez Kadısı tarafından yargılanarak idam edildi (1420).

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://swordoforum.yetkinforum.com
 
Osmanlı Tarihi'ne Genel Bakış
Sayfa başına dön 
4 sayfadaki 4 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4
 Similar topics
-
» Sitemiz Bakım Saatleri
» Anime nedir..........(Tarihi gelişimi)
» YALOVAnın tarihi ve özellikleri
» Osmanlı Memlük İlişkileri
» Eren Bakıcı Özel Resimler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Zoru Başarırız İmkansız Zaman Alır ::  :: Tarih :: Osmanlı Tarihi-
Buraya geçin: